DÜNYAMA RENK KATANLAR

3 Ocak 2010 Pazar

İspanya'dan Yemek Siteleri




Soğandan yapılmış mumluk.burada



Bu pasta benim olsun.




Ekmek içine yemekler.burada




Ekmek içine yemekler.burada



Kuzu pirzola.burada




Şunun  sevimliliğine bakın.burada




Patates dilim görünmesine rağmen bütün. burada



Şekerden kuğular.burada


İspanyadan yemek siteleri tek tek arayıp bulmuş değilim. Bir sitede rastladım aldım. Bugüne kısmet yayınlıyorum.

Biz bunu ne yapalım demeyin. Dil bilmeyen arkadaşlarım bile yukarıya çıkardığım resimlerden farkı bilgiler alabilir. Sitelerde yapılım aşamaları ve başka daha neler neler var. Her gün birinin arşivini tarayın. Ne kadar değişik yapımlarla karşılaşabilirsiniz. 

Birde benim becerebildiğim kadarıyla çeviri olayından bahsedeyim.Çat pat İngilizcem de işe yarıyor. Diyelim yazının orjinali İspanyolca istediğim kısmı kopyalıyorum Googleçeviri bölümünde önce İngilizceye sonra Türkçeye çeviri yapıyorum  . Çeviri tam düzgün olmasa da konuya hakim olabiliyor insan. Beğendiğiniz bir yemeği ya da el işini  bu şekilde anlaşılabilir hale getirebiliyorsunuz.   

Belki bakarsınız İngilizceye hakim bazı arkadaşlarımız bunların çevirilerini yapıp sitelerinde yayınlarlar. Bana da not koyarlarsa bizde gidip tam açıklanmış halini okuruz. 

Son bir not;  üstteki resimler büyütüldüğünde  hangi siteden aldığım üst kısımda görülüyor. Soğan mumluğun yapım aşamaları sitede  var.

İlgilenecek olanlara kolay gelsin..

Sevgilerimle.

<:))


2 Ocak 2010 Cumartesi

Dilekler


YENİ YILIN
Kellere saç,
Hastasına maç,
Züğürde para,
Sıvacıya mala,
İşsize iş,
Dişsize diş,
Olmayana çocuk,
Üşüyene gocuk,
Rakıya buz,
Yemeğe tuz,
Nazar deymişe hoca,
Evde kalmışa koca,
Dırdırcıya akıl,
Onu çekene sabır
vermesini dilerim.
Herşey gönlünüzce olsun.

Mutlu yıllar :)


Bu mail Sevin Uygan'dan

Hoş ve esen kalın.

<:))

Duvarcı Ustanız LAZ OSMAN



Gözlerinizden yaşlar gelinceye kadar güleceksiniz bu yazıdaki olaya.
Bu olay mailde söylendiği üzere gerçek hayatta olmuş ve basına yansımış .




İnşaat Ustası

Büyükşehir Belediyesi kuruluşlarından KİPTAŞ'ın şantiyelerinden birinde meydana gelen bir kaza sonunda kazaya maruz kalan duvarcı ustasının yazdığı tutanak:

İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım.


Bunu yeterli görmeyerek,  ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz.

Şu anda hastanede yatmama  neden olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur.  

Bildiğiniz gibi ben bir duvarcı ustasıyım. İnşaatın 6. katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı, yaklaşık 250 kg. kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.

Aşağıya indim bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım. 6. kata çıktım ipi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya salladım.

Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili 6 kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum.

Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm.


İpi çözmemle birlikte birden kendimi havada buldum. Nasıl bulmayayım ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kg lık varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Yolun yarısında dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın burada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca 2 parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı. Parmaklarımda bu sırada kırıldı.

Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil
hafifleyince bu sefer ben aşağıya inmeye varil yukarı çıkmaya başladı ve
yolun yarısında yine varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemiği de bu
sırada kırıldı. Can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim.


Başımı yukarı kaldırdığımda bos varilin süratle üzerime geldiğini gördüm. Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede açtım.

Cenabı  Hak'tan tüm kullarını böyle görünmez kazalardan korumasını diler, hürmetle ellerinizden öperim.
 
Duvarcı Ustanız LAZ OSMAN






Sevgiler


<:))

1 Ocak 2010 Cuma

40 YAŞ ÖĞÜTLERİ

82 yaşındaki Betûl Mardin'den


1. Her sabah spor yapacaksın. Günaşırı filan değil evladım. Her sabah.

2. Hep çalışacaksın. Üreteceksin. Beynin meşgul olacak, hep koşturman gereken işler olacak.


3. Günceli takip edeceksin. Haber izle, dergi, kitap, gazete oku. Gündemi yakala. Her konuda kendini "update" et. Yeni çıkan kitapları da bil, yeni açılan lokantaları da, bu sene moda olan renkleri de.


4. Evlilik ise şart değil, kafanı takma. Gerekli de değil. Hatta şöyle söyleyeyim: One problem less! (Bir problem eksik!)


5. Çocuk meselesine gelince... Ha işte, burada akan sular duruyor. Yapabiliyorsan yap. Birini bu kadar çok sevmek, onun sorumluluğunu taşımak sadece onu değil, seni de mutlu eder. Doğurmayacaksan, evlat edin. O zaman da senin çocuğun değişen bir şey yok. Evlat edinmeyeceksen de, manevi çocuğun olsun, birini okut, geleceğini şekillendirmesine yardımcı ol.



6. Günde bir kere et ye. Mutlaka her öğün sebze ve meyve ye. Kusura bakma, ben tatlı severim. Tatlıdan uzak dur diyemeyeceğim!

7. Ölümden sonra yaşamak istiyorsan, günlük tut. O küçük notlar, hem kendi hayatının tanıklığı, hem de yarına kalan bir bilgi kaynağı. Mesele benim babam, hiç üşenmeden 60 sene boyunca her gün Ece Ajanda'sına o gün olanları yazmış. Hâlâ açıp okuyorum ve çok faydalanıyorum.


8. Olumlu olacaksın.



9. Bazı şeyleri kabul edeceksin: Bütün kadınların seni sevmesine imkân yok! Demek ki bazı kadınlara dikkat edeceksin.


10. Erkeklere gelince, aynı anda birkaçını sevmeyeceksin. Ama onların böyle bir yeteneği olduğunu bileceksin.







Bu mail Sevinç Uygan'dan.


Hoşçakalın


<:))

Gülümseyin biraz....

Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer:


- Şoför bey mubarek bi yerde inebilir miyim?
- Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni...


........................................................................................



Oğlum bu Eminönü'nden geçer mi?


- Yok teyze biz Taksim'e çıkıyoruz.
- Hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim.


.......................................................................................

Yolcu:
- Abi Heykel'e çıkıyo mu?


Şoför:
-Yok abi, yanından geçiyo.


........................................................................................


Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir:


- Kızım şurdan bir kişi uzatır mısın?
- Ben kız değilim!
- Amaaaan ne bileyim kız mısın dul musun, uzat işte.


........................................................................................


Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. 
Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi.
Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp,


- Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp:
- Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi! 


İşte o an benim ve şoförün bittiği andı.


........................................................................................

- Mükemmel bir yerde inebilir miyim?


Yolcunun kafası karışıktı sanırım, kendisi de dolmuşdakilerle birlikte
güler söylediğine.


Şoför kadını indirirken:


- Buyrun size layık değil ama!


........................................................................................

Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer:
- Müsait bi yerde iner misiniz?


Şoför:
- Niye sen mi kullancan???


........................................................................................


Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle Taksim'e doğru gidiyoruz. Adamın biri
Beşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla:
- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?


Bizim şoför olaya hakim:
- Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi...


........................................................................................

İstanbul'dayiz... Dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam kalkıcak, elemanın biri açtı kapıyı. 
İçerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4.


Eleman hala bir umut sordu:
- Kaptan, yer var mı?


Şoför de arkasını dönüp cevap verdi:
- Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım...


........................................................................................


Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. 


Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse
bindi. Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı. 


Çocuklardan biri şoföre parayı uzattı:


- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?
:) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :)

------------------------------------------------------------------------------------------------

Delikanlı sevgilisini aksam eve bırakır.Evin önünde masum bir
fısıltıdan sonra ateşlenir. Bir elini duvara dayayarak
-'Beni bir öper misin'..


Kız:
-'Deli misin evin önünde annemler görür' der..


Erkek:
'Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum...


Kız:
-'Ben de seni ama olmaz...'


Erkek çok ateşli tabi devamlı ısrar eder. 


Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir.


Küçük kız:


-Babam diyor ki  '' öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmişim, o da olmazsa kendisi gelecekmiş ama o hayvan oğlu hayvana söyle elini Diyafon düğmesinden çeksin'' dedi.








Yeni yılda yeni bir günde sizleri gülümsetebildimse ne mutlu bana.


<:))

Her Şey Sende Gizli





Sevdiğin Kadar Sevilirsin

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...



CAN YÜCEL










Mutlaka izleyin: Bu  video'da Emre Öncü tarafından gönderilmiş,  Fuat Alkan tarafından hazırlanmıştır.





http://www.facebook.com/video/video.php?v=1260322862109
 




Sevgilerimle,


<:))